BASINA VE KAMUOYUNA
1. KONGREMİZDE ORTAYA ÇIKARDIĞIMIZ ÖRGÜTSEL NETLEŞME İLE ÖZGÜRLÜK SAVAŞINI YÜKSELTECEĞİZ
Başta Başkan Apo olmak üzere Kürt Halkının her türlü özgürlük iddia ve dinamiğinin çok yönlü bir saldırıya tabi tutulduğu bir dönemden geçiyoruz. 17 Kasım Darbesi ile başlayan bu süreci Başkan Apo Ölüm çukuru ve nefessiz bırakma olarak tanımlamıştır. Bu durum, kendisi eski olan; özü inkar, imha ve katliam olan TC faşizminin Kürt siyasetinin son biçimi olmaktadır. Teslimiyet ve işbirlikçilik dışında bir duruşun sahibi olan tüm Kürtler bu saldırının hedefindedir.
Bunlar bilinmediği ya da fark edilemeyecek hususlar olduğu için belirtmiyoruz. Düşman kendi yaklaşımında karar ve uygulama olarak nettir. Vurgulamak istediğimiz bunun ancak bundan daha net ve kararlı bir direniş ve mücadele ile geri püskürtülebileceği gerçeğidir. Biz TeyrêBazên Azadîya Kurdistan olarak bu süreçte gerçekleştirdiğimiz 1. Kongremizin aydınlatıcılığı ile bu gerçek temelinde önümüzdeki süreçte özgürlük savaşını yükselteceğimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz.
Bilindiği gibi biz 2006 yılının ortalarında kendimizi, hedeflerimizi Kuruluş Bildirgemiz ile ilan etmiştik. O günden bu güne geçen süreçte hem savaşın sıcaklığı içinde hem de örgütsel mücadele keskinliği ile TAK kendisini bir savaş örgütü olarak yetkinleştirmiştir.1. Kongremiz bunu zirveleştirmiştir.
1. Kongremiz, özellikle 2008-2009 yılları olmak üzere geçmiş süreçte mücadele pratiğimizi zayıf kılan, düşman karşında savaşı yükseltmemizin önünde engel olan liberal, ikircikli yaklaşımları açığa çıkartmış ve mahkum etmiştir. Hala dışımızdaki farklı güçlerin mücadele çizgisinden kendisini kurtaramayan, kendini TAK ‘ın savaş stratejisi ve eylem çizgisinde netleştiremeyen duruş ve anlayışlar Kongremizin köklü değerlendirmeleriyle bertaraf edilmiştir. Bu temelde geçmiş süreçte yaşadığımız sorunlarımız kapsamlı ele alınmış ve örgütsel bir netliğe ulaşılmıştır. .
1. Kongremiz Başkan Apo ve Kürt Halkı üzerindeki faşizan imha ve inkar siyasetini, bu temelde geliştirilen bölgesel ve uluslararası emperyalist ittifakları değerlendirmiştir. Kuruluş gerekçemiz ve mücadele felsefimizi üzerine oturttuğumuz temel tespitlerimizden biri olan, “Topyekun bir savaşın” tüm unsurları ile yürütülmesi ve örgütlendirilmesi gerektiği gerçekliği hala tüm yakıcılığı ile geçerliliğini koruduğu Kongremiz tarafından bir kez daha belirlenmiştir.
Kongremiz, Kürt Halkının yaşadığı mevcut durumun nedenlerinden biri olarak TC’nin faşist zihniyetini değerlendirirken, esas nedenin bu zihniyete karşı Kürt Halkının, tereddütsüz ve kaygısız mücadelesini yürütecek bir savaş örgütünden yoksun olduğu biçiminde bir tespite varmıştır. Tüm iç sorunlarını netleşme ve kararlaşma yönünde aşarak daha yetkin bir savaş örgütü olarak TeyrêBazên Azadîya Kurdistan artık tüm savaş mevzilerini doldurma kararlılığına ve gücüne her zamankinden daha fazla sahiptir.
1.Kongreyle eylem tarz ve taktiği ile hedeflerimizde daha fazla netleşmiş bulunmaktayız. Bizim açımızdan düşmanın topyekün bir saldırı ve imha savaşı yürüttüğü nettir. Bunun karşısında topyekün bir direniş savaşının geliştirilmesi gerektiği noktasında da hiçbir tereddütümüz yoktur. Geçen süreçte içimizdeki tereddütlü ve kaygılı duruşlar eylem ve savaş kapasitemizi sınırlandırmıştır. Başta Başkan Apo’nun içinde tutulduğu koşullar olmak üzere Kürt Halkının günlük yaşadığı her yönlü saldırı yürütülenin yüz katı daha şiddetli bir savaşın geliştirilmesi için gerekli meşruiyeti ve hakkı bize fazlasıyla vermektedir. Bizim bu hakkımızı sonuna kadar kullanacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu kapsamda herkesin bilmesini istiyoruz ki, önümüzdeki dönemde;
Başta Türkiye metropolleri olmak üzere her yer bizim için savaş alanıdır.
Asker ve sivil bürokratlar başta olmak üzere faşizmin sosyal tabanı da dahil mevcut sistemi yürüten ve destekleyen herkes bizim hedefimizdir.
Mevcut inkar ve imha sisteminin hizmetine girmiş tüm hain, ajan, işbirlikçi ve teslimiyetçi kesimler bu duruşlardan vazgeçmedikleri sürece hedefimiz olmaktan kendilerini kurtaramayacaklardır.
Başta AKP, MHP ve CHP olmak üzere mevcut faşist siyasetin yürütülmesinden rol oynayan herkes mutlaka hesap sorulacağını bilmelidir.
Sistemi koruyan bütün askeri kurum, kuruluş, karargah, üs ve tüm kolluk kuvvetleri intikam eylemlerimizin hedefinde olacaklardır. ,
Ayrıca turizm ve savaşa direk destek sunanlar başta olmak üzere mevcut faşist sistemi besleyen tüm ekonomik kurum, kuruluşlar hedefimiz olacaktır. Bu vesileyle Türkiye’de bulunan ve gelmeyi düşünen tüm turistleri tekrar uyarmak istiyoruz. Yaşanan savaşın hedefi olmak istemiyorsanız Türkiye’yi derhal terk edin ve Türkiye’ye gelmekten vazgeçin.
Bu temelde egemenlerin oluşturmuş olduğu sahte savaş hukukunun kendileri tarafından uygulanmadığı sürece bizim için de geçersiz olduğunu belirtiyoruz. Kürt Halkına ve mücadele eden tüm kesimlere hiçbir hukuk gözetilmeksizin bir imha dayatılırken kimse bizden oluşturulmuş bu sahte kurallara uymamızı beklememelidir. Bizim için bundan sonra sadece topyekun savaşın gerekleri ve hukuku belirleyici olacaktır.
TAK olarak belirttiğimiz hedeflere karşı fedai eylem, suikast, sabotaj, baskın, rehin alma benzeri her türlü eylem biçimi ve taktiğini yerine göre ve sonuç alıcılık temelinde fedai intikam ruhuyla ve askeri ustalıkla uygulayacağız.
1.Kongremiz Kürdistan’daki mevcut mücadele güçleri ve dengeleri değerlendirerek ilişki ve ittifak politikamızı netleştirmiştir. Kürdistan ve Türkler adına mücadele etme iddiasında olan birçok güç olmakla beraber, var olan işbirlikçi ve teslimiyetçi duruşları zihniyette ve pratikte aşamadıklarından dolayı bunlar mücadele anlamında ciddi bir varlık gösterememektedirler. Buna karşı bu teslimiyetçi ve işbirlikçi duruşları zihniyet ve pratik olarak aşma iddiasında olan HPG ve bazı radikal Türk Sol örgütleri mücadelenin gereklerini tamamıyla yerine getirememektedirler. Özellikle Kürt Halkının Özgürlük Mücadelesinde belli bir etkinliği olan HPG’nin mevcut sahip olduğu gücün esas kaynağı da Başkan Apo’nun felsefesini benimsemiş olmalarıdır. Bugün hala zihniyet olarak aynı iddiada olduklarını belirtseler de mevcut mücadele çizgileri bunu karşılamamaktadır. Bugün mücadele olarak yaşadıkları pasifizm bundan kaynaklanmaktadır. Düşman gerçekliği karşısında hala korudukları savunma pozisyonunda kalma durumunda ısrar ederlerse tarih, giderek bu güçlerin sürecin dışına itileceklerini gösterecektir.
TeyrêBazên Azadîya Kurdistan eleştiri haklı saklı kalmak kaydıyla Başkan Apo’nun felsefi, ideolojik çizgisini sahiplenme, temsil etme ve özgürlüğü için mücadele etme iddiasında olan her güç ve kesimle eşit ve bağımsız temelde dostane bir ilişki geliştirmeye açıktır. TeyrêBazên Azadîya Kurdistan var olan pasifizmi aştırma temelinde böylesi güçlerle geçici eylemsel ittifaklar geliştirmeye açıktır. TAK var olan pasifizmi aştırma temelinde böylesi güçlerle geçici eylemsel ittifaklar geliştirmeye açık olacaktır. TAK kendi kendine yeten, kendi ayakları üzerinde duran bir savaş örgütüdür.
Son olarak şunu belirtmek istiyoruz ki Başkan Apo ve Kürt Halkının özgürlüğü sağlanmadan kimse rahat uyumayacaktır. TeyrêBazên Azadîya Kurdistan mevcut örgütsel birikim ve eylemsel kapasitesini bunu dosta ve düşmana gösterebilecek güçte ve kararlılıkta bir savaş örgütüdür. Bu temelde tüm Kürt Halkını yükselteceğimiz topyekün savaşı sahiplenmeye, Yiğit Kürt Gençliğini de bulundukları her alanda birer Özgürlük Şahini olarak örgütlemeye çağırıyoruz.
Bijî Serok Apo
Bijiî Kürdistan a Serbixwe û Azad
Yaşasın Kürt Halkının Savaş Örgütü TAK
Yaşasın 1. Kongremiz
TeyrêBazên Azadîya Kurdistan
24 OCAK 2010